1. Anasayfa
  2. Genel

Evrenin sonu gelecek mi? Nasıl Gelebilir?

Evrenin sonu gelecek mi? Nasıl Gelebilir?
0

Selam olsun,

Daha doğalı 13.8 milyar yıl olmuş evrenimizin mirasını bölüşmek için ölümünü hesaplamaya başladık. Hayırsız evlat teorisi diye ortaya çıkabilirim, sansasyonel olacağına eminim ama akıl sağlığımın sorgulanmasını pek istemem.

Biliyoruz ki evrenin oluşumu için büyük patlama teorisi artık teori – yasa arası bir yerde konumlandırılıyor. Bunu yazarken alternatif başlangıç modellemeleri yok saymıyorum lakin büyük patlama teorisinin birçok öngörüsü deneysel olarak ispatlamıştır. Eğer büyük patlama olduysa evrende şu elementin bu kadar bu elementin şu kadar olması lazım dedikten sonra ölçüm yaptığınızda bu oranları net şekilde bulabiliyor ve doğrulamasını yapabiliyorsunuz. Bu ve benzeri birçok deneysel sonuç elde edildiğinden artık yasa olmasa bile yasamsı bir teori olarak değerlendirilmekte.

Tartışmalara girmeden istediğiniz başlangıç teorisini doğru kabul edip o şekilde ilerleyebiliriz. Evreninin sonunu konu edeceğimiz için başlangıcı üzerine çok zaman kaybetmeyelim.

Evrenin sonu nasıl gelecek sorusundan evvel evrenin sonu gelecek mi sorusunu sormak ve bu soruya cevap vermek gerekiyor. Biz genelde sonu gelecek mi ile ilgilenmiyoruz çünkü çok talep gören bir konu değil. Bunun yerine şöyle sonu gelecek böyle yok olacak daha ilgi çekici. İtiraf ediyorum benimde favorim son bulma modelleridir. Olacak mı olmayacak mı sorusu pek aksiyon yaratmıyor.

Evrenin sonu gelecek mi? Kesinlikle evet(!) demek isterdim ama böyle bir kesinlik bulunmamakta. Peki, sonu gelebilir mi? Evet, gelebilir. Paradoks içinde değilim. Bir şeyin olabilir olması olacağı anlamına gelmemekte. Mesela bu yazının bu cümlesini yazarken kafama göktaşı düşebilir mi? Evet, düşebilir ama düşmedi. Bir şeyin olabilir olması ile gerçekleşmesi çok farklı konulardır. Olasılık teorisi çok yanlış anlaşılıyor.

Mevcut verilere göre evrenimiz ivmelenerek genişlemekte. Bu ivmelenmeyi bildiğimiz ve görebildiğimiz bir etken ile açıklayamıyoruz. Açıklayamadığımız bir mevzu bulduğumuza göre hemen karanlık ibaresini koyalım. Karanlık Enerjinin bu ivmelenmeye neden olduğunu düşünüyoruz.

Evrenin genişlemesi ile Karanlık Enerjinin ilişkisi araba ile benzin ilişkisi gibidir. Elbette basitleştirilmiş olarak bu benzerlikten bahsediyorum. Arabanın gazına bastığınızda daha hızlı gidersiniz ama daha hızlı gitmeniz için daha fazla benzin yakmak durumundasınız. Teknolojiye uyarsak elektrikli araçlarda daha hızlı gitmek için daha çok enerji tüketmeniz gerekiyor. Evreninde ivmelenerek genişlemesi için daha fazla enerji tüketmesi gerekmekte. Bizim bildiğimiz ve ölçebildiğimiz enerji bu ivmelenmeye olanak sağlamıyor. Bu durumda göremediğimiz bir enerji olması lazım ve bu göremediğimiz enerjinin gördüğümüzden daha fazla olması lazım.

Bu genişleme hızlanarak devam ediyor ama hızını kaybedip çökme başlatır mı? Yani büyük patlama öncesine geri döner mi? Bilinen değerlerle bu ihtimal artık pek makbul değil. İvmelenmenin artması kesin ve evrenin artık çökme eşiğini geçmiş olması ihtimal dahilinde daha makbul durumda.

Evrenin çökme eşiğini geçmesi biraz muallak bir ifade biliyorum. Biraz basitleştirip örneklersek daha iyi anlayabiliriz. Mesela bir metre yükseğe bir metre uzunluğunda ve genişliğinde bez parçası koyduğunuzda bu bezin üzerine bir adet karpuz koyduğunuzda kütlesinden dolayı bezin bağlı olduğu ipleri kopartıp bezi yere düşürecektir. Aynı bez parçasını 200 metre uzunlukta ve genişlikte yaptığınızda karpuz bu bez parçasını yere düşüremeyecektir. Evrenin içe çökmesi için mevcuttaki kütle yeterli değildir ki buna evrenin ivmelenerek genişlemesini de eklersek çöküşü sağlayacak kütlenin her geçen an daha az kaldığını bilebiliyoruz. Çökme teorisinden ziyade artık büyük donma teorisi ya da modellemeleri daha kabul edilebilir olarak değerlendiriliyor.

Peki, büyük donma olacak mı? Kesinlikle evet(!) demeyi yine gerçekten isterdim zira bir konuyu sonlandırmak insana büyük bir haz verir ama bununda olacağını kesin olarak bilmiyoruz. Evet, olabilir ama olabilirin olacak anlamına gelmediğini yazmıştım.

Evrenin genişlemesi galaksiler arası mesafeyi açmaktayken galaksi içi genişleme olmuyor görüşü hakim olsa da bir görüşe göre çok çok az biçimde galaksilerin de genişlediği ancak henüz bu küçük genişlemeleri ölçemediğimiz kabul edilir. Her iki durumda farklı yollar izlenerek aynı sonuca çıkılacağını unutmamak lazım. Evren ivmelenerek genişlediği için mevcut enerji azalmak durumdadır. Azalmaktan kasıtım bir klima ile 30m2 yerin sıcaklığını 25 derece olacak şekilde sabitleyebilirsiniz ancak 30m2 olan yer 300m2 olduğunda o yerin sıcaklığı 10 derece olacak şekilde bile sabitlenemez ki bu büyüme neticesinde 3000000000 m2 gibi yer oluştuğunda artık elimizdeki ısı ve enerjinin seviyesi azalmasa bile etkisi yok denecek seviyelerde olacaktır. Evrenin bu şekilde soğuması ciddi bir son ihtimali olarak önümüzde duruyor.

Bunların hepsi gerçekleşebilir ama gerçekleşebilir olması olacağı anlamına gelmiyor.
Henüz nüfuz edemediğimiz ve evrenin genişlemesinde etkisi olduğunu bildiğimiz adına karanlık denilen bir enerji var. Bunun yanında karanlık madde var. Bizim bilmediğimiz karanlık enerji ve maddeden oluşan gezegen, güneş hatta galaksiler olabilir. Evrenin genişlemesi durabilir ve durağan halde kalabilir zira çökertecek kütle bulunmuyor. Durağanlık olduğu zaman yeni galaksiler daha hızlı oluşabilir, daha fazla galaksi daha fazla sıcaklık üretebilir vb. birçok şey gerçekleşebilir.

Evrenin sonu ile yaşamın sonu ayrı konulardır. Evrenin sonu olarak evrenin yok olmasını konu ediyorum yoksa yaşamın sonu çok çok daha erken gelebilir. Farklı bir yazının konusu olsun.

En son kertede evrende tek bir gezegen, karadelik hatta atom bile kalmayacak kadar genişleme ve zaman geçtiği takdirde evren çökmek yerine fotonlardan oluşan bir bulutsuya dönüşebilir. Evrenin sonu ilk olarak sonsuz sonrasında sonlu şimdi ise belirsiz bir durumdadır. Bakalım bilim bize yarın ne gösterecek, neleri öğreneceğiz.

Bilimle Kalın.

Paylaş
İlginizi Çekebilir

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir