1. Anasayfa
  2. Genel

Evrenden öncesi, Evrenimiz tek mi? ve Zaman sarmalı.

Evrenden öncesi, Evrenimiz tek mi? ve Zaman sarmalı.
0

Selam olsun,

Evrenin başlangıcı hakkında tüm bildiklerinizi unutun! Çok mu iddialı geldi? Aslında iddialı bir giriş değil sadece bildiğimiz pek bir şey yok. Yazının başlangıcında fiyakalı giriş denemesi unutulacak bir bilgimiz olmamasından kaynaklı.

Bu konu üzerine biraz kafa yormanın zararı olacağını düşünmüyorum. Daha yazının başındayım ama biliyorum ki bol miktarda manipülasyon yapacağım, şimdiden mazur görünüz.

Evrenin başlangıcı konusunda hep bir şeyleri ıskaladığımız hissiyatı ile bazı taşların yerlerine oturmadığını düşünüyorum. Bizler evrenin genişlediğini ya da yeni gezegen ve galaksiler nasıl oluştu gibi konulara eğilirken bazı bilim insanları evrenin başlangıcına gitmeye çalışıyor. Evrenin başlangıcına henüz ulaşamadı ve teknik olarak ulaşamayacak.

Benim düşünme sisteminde bir konu üzerine düşünürken o konuyu var neden önceki konulardan başlamak gerektiği ve temeline inmek gerekliliği vardır. Bu konu özelinde evrenin başlangıcını değil, evren öncesini düşünmek isterim. Bu cümleyi idrak edebilmek için üzerine biraz düşünmek gerekiyor. Evren öncesi ne demek? Nasıl olabilir? Evren öncesi ne vardı?

Bir şeyin olabilmesi için onun olmasına olanak veren birçok alt etken olmak zorunda.
Evimizin olması için evimizin duracağı bir yer olması lazım, yer olması için gezegen olması lazım, gezegen olması için diye uzatabiliriz. Bu uzatma sonrası sonuç evrenin olması lazım, zamanın olması lazım gibi noktalara gidecektir.

Mademki bir şeyin olabilmesi için koşulları sağlayacak etkenler olmakta o halde evren öncesi evrenin olmasını sağlayacak bir etken olması gerekiyor.

Bu konuyu daha anlaşılabilir hale getirmek için güzel bir örneklemem bile var.

Bundan yüz yıllar önce tüm evren dünyamızdan ibaretti. Daha sonraları güneş sistemimiz ve farklı galaksiler diye devamlı bir önceki bulduğumuzun oluşma nedenleri çıktı karşımıza. Bugün ise evren son nokta diye düşünüyoruz. Bizden önceki insanlar gibi güneş sistemi son nokta, galaksi son nokta şeklinde düşündükleri gibi.

Meşhur örneklememe gelirsek…

Dünya, Güneş sistemi, galaksi ve evren şeklinde bilgimiz yettiğince isimlendirerek ilerliyorsak aynı bağlamda evren açısından dünya aşamasında olabilir miyiz? Evren, evren sistemi, evren kümeler ve tüm evrenler.

Bu size ya da bana tuhaf, saçma, doğru ya da ütopik gelebilir ancak bilimsel olarak bunu ne doğrulayacak nede yanlışlayacak durumda değiliz. Bahsettiğim paralel evrenler ya da hoplama zıplama yapıp başka evrenlerde bizim başka hayatlar sürdüğümüz tarzda masalımsı değil.

Güneş bir anda olmak istedi ve puff şeklinde oldu desem sanırım topa tutulurum. Güneşin oluşması için şu elementler, şu materyaller ve bir evren olması lazım zira bir yıldızın oluşması birçok etkene bağlıdır söylemi ile linç edilirim. Peki, konu evrene geldiğinde hiçbir etken ve süreç olmadığını düşünüp birden oluştuğunu kabul etmek ikiyüzlülük değil mi?

Bugün evrenimizi anlamak için öncesini ve evrenin oluşturabilecek etkenleri düşünmek benim için hayati öneme sahiptir. Bu öncesi konusunda geleceğimiz son noktada gerçek anlamda sonsuzluk kaynağı bulmamız gerekiyor. Dünyamız için galaksimiz olmalı, galaksi için evren olmalı peki evren için şu olmalı dediğimizde bu sefer onun olması için ise bu olmalı diye hep bir öncekine giderek sonunda vardığımız yerde sonsuzluk bulmamız lazım.

Bazılarımız bu aşamada ölümlü evren modelini düşünür. Bir önceki şimdikini var etti ve yok oldu şimdiki sonrakini var edip yok olacak vb. Bu yaklaşımda yine her şeyin başlamasına olanak verecek ilk sonsuzluk kaynağı eksik kalıyor. Etkenler bir sonraki için basamak olabilir, itirazım yok ama bu bize ilk oluşumu izah edemez. Mutlak suretle sonsuzluk kaynağı gerekiyor. Mistik olsun diye sonsuzluk kaynağı yazmıyorum zamana tabi olmayan şey sonsuzdur. Zaman boyutunun üzerindeki her boyut sonsuzdur. Son dediğimiz şey zamanın ilerlemesinden ibarettir.

Kimileri teolojik olarak yaratıcı çözümünü kabul ederken kimileri felsefi olarak konuya yaklaşabilir. Bilimsel olarak bu konulara yaklaşma durumumuz mevcut bilgimiz ile mümkün değil. Teoloji kabul ettiğimizde sorun kalmıyor hepsi inandığınız dinin yaratıcısı olarak cevaplanabilir. Felsefi olarak ise bu o kadar kolay değil. Bilinmezlik temelinde ilerlenmeye müsait olsa bile zaman boyutunun üzerinde olan bir boyuta bu cevaplar aranmaya devam edilebilir.

Mevcut bilimde zamanın evrenin oluşumundan hemen sonra oluştuğu kabul edilir. En sevdiğim kısma gelirsek zaman sonradan oluştuysa büyük patlama nasıl olabilir? Zaman=harekettir. Zamanın olmadığı bir yerde hareket olması bildiğimiz bilgiler ışığında mümkün değildir. Zaman önce varsa büyük patlamadan önce hareket olmalı.

Şimdi bu kadar bilgi parçacığını bir birine karıştırıp ne yapmaya çalışıyorsun diye düşünmeyin.
Yazının başında çeşitli manipülasyonlar olacağı uyarısını yazmıştım.

Amacım tamamen düşünmek. Nedenler, sonuçlar, olabilirlikler, olamazlar vb. safi düşünce üretmek. İstiyorum ki kafaları karıştırıp dogma olarak kabul gören bilgileri kontrol edelim. Farklı pencerelerden konulara odaklanıp mantıki çıkarımlar yapalım.

Her cümleme kefil değilim bazılarını itiraz etmeniz için bazılarını sorgulamanız için TNT şeklinde yerleştiriyorum.

Umarım keyif alırsınız.

Paylaş

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir